İnsanlar neden aldatır? Aldatma psikolojisi ve araştırmalar
Aldatmanın tek bir nedeni yok. Araştırmalar ilişki, kişilik ve fırsat etkenlerini birlikte gösteriyor; biz de neyin kanıtlı, neyin söylenti olduğunu, kaynaklarıyla ve teşhis koymadan anlattık.
Evli erkek neden aldatır? Kısa ve dürüst cevap
Kısa cevap: tek bir neden yok. Araştırmalar aldatmayı birkaç etkenin üst üste binmesiyle açıklıyor: ilişkideki memnuniyetsizlik ve bağlılığın zayıflaması, kişinin kendi özellikleri (örneğin güvensiz bağlanma ya da daha serbest bir cinsellik anlayışı) ve fırsat. Bunlardan hiçbiri aldatmayı haklı çıkarmaz; sadece örüntüyü anlamaya yarar.
Bu yazıda çoğunlukla Batı ülkelerinde, özellikle ABD'de yapılmış araştırmalara dayanıyoruz. Türkiye'ye özel, güvenilir ve karşılaştırılabilir bir oran bulamadık; o yüzden bir sayı uydurmuyoruz. Bu yazı kimseye teşhis koymuyor; bir davranış örüntüsünü anlatıyor. Kendi ilişkinde yaşadığın bir durum için bir aile terapisti ya da psikolog gerçek yardımı verir.
Aldatmak ne kadar yaygın, araştırmalar ne diyor?
Sayılar tanıma göre değişir, çünkü "aldatma" kimine göre sadece cinsel ilişki, kimine göre gizli duygusal yakınlık ya da internetteki yazışmadır. Yine de Fincham ve May'in 2017 tarihli derlemesi (Current Opinion in Psychology) bir çerçeve veriyor: herhangi bir yıl içinde evli kişilerin yaklaşık yüzde 2 ila 4'ünün cinsel olarak aldattığı tahmin ediliyor; yaşam boyu oran için ihtiyatlı tahminler, evliliklerin yüzde 20 ila 25'inde aldatma yaşandığını gösteriyor.
Bu rakamlar ağırlıklı olarak ABD verisi. Başka bir toplumda aynı oranı beklemek doğru olmaz; kimse sana "Türkiye'de erkeklerin şu kadarı aldatır" diye güvenilir bir rakam veremez. Aynı derleme bir şeyi daha söylüyor: erkeklerin aldatma ihtimali tarihsel olarak daha yüksek bulunmuş, ama 40 ila 45 yaşın altındaki kadın ve erkeklerde oranlar birbirine yakın ve aradaki fark kapanıyor. Yani "aldatan hep erkektir" kalıbı da, "erkek doğası böyle" kalıbı da araştırmanın söylediğinden daha kaba.
Aldatan erkek psikolojisi: neler bağlantılı bulunmuş?
"Aldatan erkek psikolojisi" diye aranınca çoğu yazı tek bir kalıp sunuyor. Araştırma ise bir kalıp değil, bir risk faktörleri listesi gösteriyor. Aşağıdakiler ilişki kurulmuş (korelasyon) bulgularıdır; "şu özelliği olan aldatır" demek değildir.
- Güvensiz bağlanma. Güvensiz bağlanma yönelimi, aldatma ile ilişkili bulunan bireysel etkenlerden biri. Kendi bağlanma örüntünü merak ediyorsan bağlanma stilleri ve bağlanma korkusu yazılarına bakabilirsin.
- Kişilik özellikleri. Derlemede nörotiklik ve narsisizm sayılıyor. Bunlar bir etiket değil, ölçek üzerindeki eğilimler; çoğu kişi bunların hiçbirinde uç noktada değil.
- Cinselliği sevgi ve yakınlıktan ayırabilmek. Rastgele cinselliğe daha açık olma ve bağlılık olmadan cinselliği kabullenme, aldatmayla ilişkili bulunmuş.
- Geçmiş. Daha önce aldatmış olmak ve evlilik öncesi çok sayıda partner. Derlemeye göre, yetiştiği ailede aldatmaya tanık olmuş kişilerde aldatma oranı, tanık olmayanlara göre iki kat bulunmuş; ama bu bir kader değil, bir istatistik.
- Alkol ve madde kullanımı. Sorunlu içki kullanımı ve bağımlılık, aldatmayla birlikte görülüyor.
- Psikolojik sıkıntı. Yoğun stres ya da sıkıntı yaşayanlarda aldatma daha sık bildirilmiş. Bu, nedenin sıkıntı olduğu anlamına gelmez; bazen aldatmanın kendisi sıkıntı yaratır.
Mark, Janssen ve Milhausen'in 2011 tarihli çalışması (Archives of Sexual Behavior; 506 erkek, 412 kadın) bir fark gösteriyor: iki cinsiyette de cinsel kişilik özellikleri (örneğin cinsel uyarılmaya yatkınlık ya da performans kaygısı) aldatmayla bağlantılı çıkmış; kadınlarda bunlara ek olarak ilişkide mutsuzluk ve cinsel tutumlarda uyumsuzluk da belirleyici olmuş. Bu tek bir çalışma ve belli bir örneklem; ondan "erkekler böyle, kadınlar şöyle" diye bir genelleme çıkarma.
Evli erkek neden aldatır: ilişkideki nedenler
Yalnızca "o nasıl biri" diye sormak eksik kalır; "ilişki nasıl işliyor" sorusu da önemli. Mark ve arkadaşlarının çalışmasında da ilişkiye dair etkenler ve kişilik özellikleri, din, eğitim ya da medeni durum gibi demografik bilgilerden daha belirleyici çıkmış.
- Memnuniyetsizlik. İlişkiden memnun olmayanlarda aldatma daha sık. Ama yön tek taraflı değil: 17 yıllık bir çalışma, aldatmanın hem ilişkideki sıkıntının sonucu hem de nedeni olabildiğini göstermiş. Önce mutsuzluk, sonra aldatma, sonra daha derin mutsuzluk gibi bir döngü olabiliyor.
- Bağlılığın düşmesi. Yatırım modeline göre bağlılık; memnuniyet, alternatiflerin algısı ve ilişkiye yapılan yatırımlarla (ortak eşyalar, ortak anılar gibi) şekillenir. Bağlılığı düşük olanlar aldatmaya daha açık.
- Konuşulamayan şeyler. Bu, araştırma bulgusu değil, genel gözlem: yakınlık, cinsellik, para ya da aile baskısı hakkında açık konuşulamayan evliliklerde mesafe büyür. Mesafe aldatmanın bahanesi olmaz, ama bir ortam yaratabilir.
Bir de tersini unutmamak lazım: mutlu görünen bir evlilikte de aldatma olabilir, mutsuz bir evlilikte hiç olmayabilir. Bunlar olasılıklar, kural değil. Güvenin sonradan nasıl onarıldığını merak ediyorsan kırılan güven nasıl onarılır yazısına bakabilirsin.
Aldatan kadın psikolojisi: erkekten farkı var mı?
"Aldatan kadın psikolojisi" ya da "aldatan evli kadın psikolojisi" diye arayınca çoğu yazı hazır bir kalıp sunuyor: erkek cinsellik için, kadın ilgi ve sevgi eksikliği yüzünden aldatır. Bu kalıp bazı hikâyelere uyabilir ama bir kural değil. Yukarıda aktardığımız araştırmalar daha karışık bir tablo çiziyor: kişisel özellikler, ilişkideki memnuniyet ve fırsat hem kadınlarda hem erkeklerde aldatmayla bağlantılı bulunmuş. Belirli bir kadının neden aldattığını dışarıdan bilemeyiz; ona bir psikoloji tarifiyle teşhis koymak da doğru olmaz.
Fark daha çok toplumun bakışında. Bizde aldatan kadın çoğu zaman erkekten daha ağır yargılanır, aldatan erkeğe ise daha kolay göz yumulur. Bu bir araştırma bulgusu değil, genel bir gözlem; ama bu çifte standart, aldatılan erkeğin de aldatılan kadının da acısını rahatça anlatamamasına yol açabilir. Aldatılan tarafsan, aldatanın kadın ya da erkek olması ölçüyü değiştirmez: sorumluluk alıyor mu, öteki ilişkiyi bitirdi mi, dürüst mü? İlk günler için aldatıldıktan sonra ne yapmalı yazısına bakabilirsin.
En çok aldatan meslekler: liste var mı?
Arama motorlarında "en çok aldatan meslekler" listeleri dolaşıyor. Dürüst söyleyelim: biz bu tür bir listenin güvenilir bir kaynağını bulamadık ve bu yüzden bir sıralama vermiyoruz. Çoğu liste anket, anonim site verisi ya da çıkarımdan geliyor; örneklemleri temsil edici değil ve bir mesleğe damga vurmak hem haksız hem de bilimsel değil.
Araştırmanın söylediği, meslekten çok iş koşulları. Fincham ve May'in derlemesinde ve aktardığı çalışmalarda şunlar aldatmayla ilişkili bulunmuş:
- İş nedeniyle seyahat edilen gün sayısı arttıkça aldatma ihtimali artıyor.
- Potansiyel partnerlerle yakın kişisel temas gerektiren işler.
- İş yerinde karşı cinsten çalışan oranı yüksekse, en azından erkeklerde daha çok aldatma.
Yani mesele "şu meslek hain" değil; fırsat, uzaklık ve gizlilik. Bunların hiçbiri tek başına sonucu belirlemez: aynı koşullarda çalışan çoğu insan sadık kalır.
Aldatan evli erkek yalanları: sık duyulan cümleler
"Aldatan evli erkek yalanları" diye arayanlar çoğunlukla bir şeylerin ters gittiğini hissedip kanıt ya da kalıp arıyor. Burada iki tuzak var. Birincisi, tek bir cümleyi suçlama kanıtı yapmak. İkincisi, kendi sezgini küçümsemek. Aşağıdaki cümleler, aldatan birinin söylediği kadar, hiç aldatmamış birinin de yorgunluk ya da stresle söyleyebileceği cümleler:
- "Çok yoğunum, iş çıkıyor." Tek başına hiçbir şey ifade etmez; asıl bakılacak şey, planların ve anlatılanların tutarlı olup olmadığı.
- "Sen çok kıskançsın, her şeyi büyütüyorsun." Sorulan şeyi cevaplamadan karşı tarafın duygusunu suçlamak, aldatma olmasa bile sağlıksız bir iletişim örüntüsü. Daha geniş çerçeve için gaslighting nedir yazısına bakabilirsin.
- "Sadece arkadaşız." Doğru da olabilir. Önemli olan, o kişiden gizlenip gizlenmediği.
- "Telefonuma dokunma, mahremiyetim." Mahremiyet meşrudur; ama konuşmayı kapatmak için kullanılıyorsa konuşmaya değer.
Bu cümlelerden biri içine kurt düşürdüyse, "hepsini biliyorum" diye ilerlemek yerine, sakin bir zamanda tek bir somut şeyi sormak daha işe yarar: "Şu konuda tutarsızlık hissettim, konuşabilir miyiz". Gizli takip, telefon karıştırmak ya da yüzleşmeyi tuzağa çevirmek ilişkiyi daha da zehirler. Daha somut davranış işaretleri için aldatan erkek nasıl davranır yazısı ayrıca var.
Aldatma ile aldatılma: aldatılan kişi ne hisseder?
Derlemeye göre aldatma; depresyon, kaygı ve travma sonrası stres belirtileriyle ve boşanmayla ilişkili bulunmuş. Bunu bir kehanet olarak değil, aldatılmanın sıradan bir olay olmadığının hatırlatması olarak oku: şok, öfke, utanç, "ben neyi görmedim" diye kendini sorgulama normaldir. Bizde buna bir de "elalem ne der" ve aile baskısı eklenir; kimi zaman insan kendi acısını yaşamadan önce karar vermeye zorlanır.
İlk günlerde büyük kararlar için acele etmek zorunda değilsin. Güvendiğin bir yakınınla konuş, mümkünse bir uzmandan destek al. Ayrılmak da kalmak da senin hakkın; hiçbiri "daha olgun" değil.
Güvenliğin söz konusuysa. Aynı derleme, aldatmanın aile içi şiddetle de ilişkilendirildiğini belirtiyor. Eşin ya da başka biri sana şiddet uyguluyor veya tehdit ediyorsa, acil durumda 112'yi ara. ALO 183 de günün her saatinde aranabiliyor; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı bu hat rehberlik ve danışmanlık veriyor, yurt içinden aramalar ücretsiz.
Bu bilgiyi yeni bir ilişkiye nasıl taşırsın?
Bütün bunları okuyunca "o zaman hiç kimseye güvenilmez" sonucuna varmak kolay ama yanlış. Araştırmanın verdiği ders, sadakatin çoğunlukla gündelik şeylerle korunduğu: açık konuşma, ilişkiye yatırım yapma, bağlılığı canlı tutma ve fırsatlar karşısında kendi sınırını bilme. Yeni biriyle tanışırken de şunlar işe yarar:
- Evlilikten ne beklediğini, sadakatin ikiniz için ne anlama geldiğini erken ve açık konuş.
- Geçmiş ilişkilerin nasıl bittiğine, karşındaki kişinin sorumluluk alıp almadığına bak; ama bir geçmiş hata, kişiyi tamamen tanımlamaz.
- Sözle değil, zamanla tutarlı davranışa bak. İlişkideki kırmızı bayrakları bilmek burada işine yarar.
- Acele etme. Yeni birine bağlanmadan önce kendi ihtiyaçlarını netleştir.
Tanışırken niyetini açık yazan ve memleketini belirten profiller, beklentileri ilk adımda netleştirir. Genel tanışma rehberimiz için sevgili bulma sayfasına bakabilirsin.
İnsanlar neden aldatır sorusunun tek cevabı yok. Araştırmalar ilişkideki memnuniyetsizlik ve düşük bağlılığı, güvensiz bağlanma gibi bireysel özellikleri ve seyahat, iş ortamı gibi fırsatları birlikte gösteriyor; ama bunlar olasılık, kader değil. Meslek listeleri güvenilir bir kaynağa dayanmıyor, "aldatan erkek" kalıbı da gerçeğin kaba bir hali. Yeni birine açılırken en sağlam yol, sadakatin ne demek olduğunu baştan açık konuşmak ve zamanla tutarlı davranışa bakmak. Bu sırada niyetini ve memleketini profilinde net gösteren, kısa canlı selfie kontrolüyle doğrulama rozeti taşıyan insanlarla karşılıklı beğeniyle tanışmak istersen <a href="/sevgili-bulma/">Lokum</a> bir seçenek. Acelesiz, kendi hızında.
